Ana içeriğe atla

Hayatı belirleyen tutumlarımız-2


Hayata nasıl yaklaşırsak o yönde bir karşılık alırız, biliyorum...

İyiyi görmek istedikçe iyiler çoğalır, kötülere odaklandıkça hayat giderek çekilmez hal alır, çoğumuz gibi farklı zamanlarda ikisini de denedim...Gerçekten böyle oluyor.

Şu aralar ise farklı bir durum ve ruh hali içindeyim.

Sabah yataktan "şükrederek" kalkıyorum.




Kimseye kızgın , kırgın olmadığım, geçmişten hiçbirşeyin ağırlığını taşımadığım, özgür ve istediğim gibi yaşadığım hayatımın geri kalanının ilk gününe başlıyorum diyerek...

Sevdiklerim için, sahip olduklarım için şükrederek, babama huzur dileyip onu rahmetle anarak,

Daha önce beni olumsuz etkilemesine izin verdiğim konuların benim için öneminin giderek azaldığını bilerek...

Derken...

Bazı şeyler güzelleşiyor. Daha çok gözlemlemek, daha çok dinlemek kesinlikle fark yaratıyor bunu görüp mutlu oluyorum. Etrafta değişimi tetikleyen insanlar var, gördükçe mutlu oluyor, "aynı yollardan yürüyelim" diye geçiriyorum içimden...Sevdiğim insanlar hayatımı güzelleştiriyor, "iyi ki varlar" diyorum...

Ama ardından...

Hiç değişmeyen tutumları ile başka insanları görmeye başlıyorum. Farkındalık arttıkça, gören gözlerle baktıkça, daha çok şey bana batmaya başlıyor. "Gel de şimdi buna olumlu bak " diyorum.

Olumlu baktıkça, hayat güzelleşek derken...

Tutumlarımızın hayatımıza etkilerini öğrendikçe, kendi tutumlarımızı değiştirerek dünyamızı nasıl değiştirebildiğimizi görünce...

Etraftaki şişik egolar iyice çekilmez oluyormuş meğer...

Şimdi içinde bulunduğum ruh hali tamamen bu.

Ben Polyanna olmayı hedeflerken, angry bird ler ve action man lar ile aynı paydada buluşabilecek miyim sizce?



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kızım ve gıda alerjileri

Hamileliğimi “çok iyi geçti” diye hatırlıyorum bugün geriye baktığımda. 32 yaşında hamile kalmıştım, ne “hamileyim, seyahat edemem” gibi bir psikolojiye girmiştim, ne de “işleri rölantide götürme “ hevesine kapılmıştım…. Hem bir iş transferine liderlik yaptığım için çalıştığım şirketin Bursa fabrikasına her hafta gidip geliyordum, hem İstanbul’da ekibimi yetiştirmeye, bir yandan da işleri yürütmeye çalışıyordum. Akşamları 19:30’dan   önce çıktığımı da hatırlamıyorum….Kimse takdir etsin diye değil, aileden gördüğüm sorumluluk bilinci bunu gerektirdiğinden.   (Kısa süreli hafızası olan dinamik şirket ortamlarında bu beklenti anlamlı değildir zaten J ) Ama zaten çok mutluydum, sanırım işini seviyorsan, o sana hamilelik nedeniyle yapamayacağın bir yük gibi gözükmüyor. Ama çalışmayı sevmiyorsan hamileliğe gerek yok, onlarca başka bahane de bulabilirsin işten kaçmak için... Hamilelikte tek sorun, doktorumun abartılı bir şekilde ele aldığı “gebelik diyabeti” idi. Ondan dol...

Hayatı belirleyen tutumlarımız-1

  Hep dilimde olan ama gerçek anlamda yeni yeni yapmaya çalıştığım birşey bu... Beni üzen, bende negatif duygular yaratan şeyleri/kişilerin hayatımdaki payını küçültmek, mümkünse onları hayatımdan çıkartmak.... Mümkün değilse de, yarattıkları olumsuz duygulardan daha az etkilenmek... Hayata daha "olumlu bakabilmek". Olumsuz bakanın fikirlerini kendilerine bırakmak... Olan tek hayatımı ağız tadıyla yaşamak...